Galileo’nun Orta Parmağı

Alice Dreger

Tür: Popüler Bilim

Ciltsiz

Orijinal Adı: Galileo’s Middle Finger: Heretics, Activists, and the Search for Justice in Science

Türkçesi: İ. Kürşad Yalçındağ

1.  Baskı: Ağustos, 2015

Sayfa Sayısı: 240

ISBN: 978-605-64867-4-6

Boyut: 15,5×23 cm

SKU: 9786056486746
Eski fiyat: 24,00 ₺
16,80 ₺

“Zekice, enfes… Bilimde etik konularında müthiş eğlenceli bir anlatım şekli.”

New York Times

“… kahramanı Galileo gibi Dreger da gerçek doğrunun bir şekilde ortaya çıkacağına inanıyordu. Hepimiz yanlışın peşinde olsak bile.”

Forbes

 

Dreger, Galileo’nun Orta Parmağı’nda; cesaret ve ince zeka ile özgür basın ve özgür bilimsel araştırmanın, ekonomik ve siyasi tehdit altında çırpındığı bugünün Amerikası’nda kesin doğruları aramanın önemini unutulmaz bir vizyonla sunuyor. Bu aydınlatıcı hikâye, Alice Dreger’in interseks doğmuş kişilerin tedavi sürecini araştırmasıyla başlıyor. İnterseks çocukların cinsel kimliklerini “normalleştirme” adı altında yapılan şok edici cerrahi ve etik suiistimalleri fark etmesi Dreger’ı uluslararası arenada tanınan bir hasta hakları aktivisti olmaya itmiştir. İnterseks hakları hareketi başarıya ulaşmasına rağmen Dreger, ilerici aktivist yoldaşlarının, insanlar hakkında rahatsız edici gerçekleri ortaya çıkaran bilim insanlarını susturmak için nasıl da yalan söyleyip kişisel saldırılarda bulunduklarını keşfetmeye başlamıştır. Bu tür bir vakayı araştırırken kendisi de bu saldırıların hedefi olmuştur…

Özellik adı Özellik değeri
Yazar Alice Dreger

Alice Dreger

Alice Dreger

Alice Dreger, Chicago, Illinois'deki Northwestern Üniversitesi, Feinberg Tıp Okulu'nda tarihçi, yazar ve biyoetik profesörüdür.

Dreger, sıradışı cinsellik özellikleri (interseks veya cinsel gelişim bozuklukları) ile doğan bireyleri ve yapışık ikizler olarak doğan bireyleri desteklemek için akademik çalışmalar yürütmekte ve aktivizmle uğraşmaktadır. Genital bölgeleri “belirsiz” olarak kabul edilen bebeklerde “düzeltici” ameliyat kullanımına karşı çıktı. Bu tarz ameliyatlar sonrasında hastaların daha sonraki yaşamlarının takip edilmemesini eleştirdi. Çoğunluğu keyfi yapılan bu tarz müdahalelerin hastaların yaşamının ileriki dönemlerinde tıbbi ve psikolojik sorunlara yol açtığını savundu.